ufaktefekblog

Jan 8

2012

Bütün iyi dileklerimizin, bütün güzelliklerin bizi bulmasını umut ederek girdik hepimiz yeni yıla… Hepimizin isteği bambaşka, kimimiz para istedik yeni yıldan, kimimiz aşk, kimimiz kariyer,kimimiz mutluluk, kimimiz sağlık. Herkes birşeyler bekledi yeni yıldan birşeyler talep etti. Ben de istedim.. Güzel bir sene geçireyim sevdiklerimle çok büyük isteklerde bulunmadım …

Zaten benim için bu yılı farklı kılan evli olarak geçirdiğimiz ilk yılbaşımızdı. Benim için tarifi daha büyük bir mutluluktu… 

Yılbaşı için tercihimiz Ayvalık’tı. İstanbul’da olmayalım değişiklik olsun dedik gayet de güzel geçti sevdiğimiz arkadaşlarımızla beraber şömine yakıp mangal yapıp yeni yıl’a öyle girdik. Hani derler ya nasıl girersen yeni yıl’a öyle geçer diye….Umarım herkesin yeni yıl’ı muhteşem geçer..

Bu yazıyı gecikerek yazmamın nedeni ise herkes yeni yıl ruhunu içinden atsada ben hala atamadım… hala mağazalara girdiğimde içten içe jingle bells şarkısını mırıldanıyorum… Benim için sanki hep yılbaşı,o ruhu içimden atamadığım için suçlu sayılmam değil mi?

Herkese iyi seneler


Dec 16

Bugün  

Dünya cupcake günüymüş,yeni öğrendim

Herkese kutlu mutlu cupcake’li bir gün olsun 

<3


Dec 5

Geçen gün arkadaşlarımla konuşurken şuna dikkat ettik. Bizim jenerasyonumuzda ki annelerin hepsi çok genç, hatta bizden daha güzel görünüyorlar, yaşlanmıyorlar sanki. Bunun tek sebebi erken yaşta evlenip, erken yaşta çocuk sahibi olmaları. Belki o zamanlarda şartlar bunu gerektirdi , o zamanlar öyleydi bilemeyiz.

Peki ya şimdiyi düşünürsek…?

Şuan benim yaşımda evlenen arkadaşlarım, çocuk için çok erken biraz daha gezelim yaşayalım diye düşünüyorlar aynı benim gibi. Ama sonrasında o çok özendiğimiz annelerimiz gibi olamayacağız bu da acı gerçek ! Şuanı düşünüyorum 25 yaşındayım annem 47 yaşında ve inanılmaz güzel bir kadın. Ama bu sadece benim annem için değil benim yaşımdaki herkesin annesi ve babası çok genç …

Ama üzgünüm ben genç anne olamayacağım jenerasyon farkı …


Dec 1

24 saat

Bazı günler erkenden kalkıp içimdeki anneyi coşturucak şeyler yapıyorum. Kekler,yemekler,ütüler. Ama bazen içimdeki anne bir anda gidiyor yerine huysuz bir kız çocuğu geliyor. Hiç mutlu olmayan canı hiç birşey yapmak istemeyen… O kadar dengesiz bir ruh haline büründüm ki anlatamam.

Ne yapmam gerektiğini bazen hiç bilemiyorum. Kafamda yine yapmak istediğim şeyler var mesala yapmayı planladığım bir çekim ama organize olamıyorum saçma bir şekilde.. Çok sorguluyorum ince görmeye çalışıyorum hepsi o yüzden oluyor sanırım … Ya da bu benim bahanem…

Bazı günler evde çok sıkıldığımda bir köpeğim olsaydı diyorum sonra çok titiz olduğumdan ona tahammül edemeyeceğimi düşünüp o fikirden vazgeçiyorum hemen..

Bazen çalışmak istediğim ofisin hayalini kuruyorum. Yazın bisikletimle gitmek bisikletimle dönmek yaz günlerini öyle geçirmenin hayalini kuruyorum . Sonra yine silkelenip kışda olduğumuzu ve yaz aylarına daha çok olduğunu düşünüp kahroluyorum. Ve tabiki de hayalimde ki işyerini düşündükce de üzülüyorum. 

Bazen de butik bir cafe sahibi olmayı hayal ediyorum. Her güne taptaze özel cupcakeler,limonatalar pastalar. Sadece bunları yapıp mutlu olabileceğim bir zaman dilimi düşünüyorum. Kullanacağım masa örtüsüne kadar o kadar çok şeyi hayal ediyorum ki anlatamam. 

Bazen gündüzleri evdeyken televizyonu açıyorum sonra sinirleniyorum. Aptal sabah kuşağına denk geldiğim için. Televizyona çıkan herkesin gerçekten bir sorununun olduğunu düşünüyorum hatta buna inanıyorum. Sonra işsiz olduğum için bütün bu salak şeylere maruz kaldığımı düşünüp iyice sinirleniyorum.

Bazen yolum Cihangir’e düşüyor,eski evimin önünden geçiyorum saçma bir şekilde içim cız ediyor. Evimi özlüyorum. Sonra şeytan diyor ki tıkla kapıyı içeri gir. Evine bir daha bak! Oturan kiracı evini nasıl şekillendirmiş diye. Ama sonra hemen bu düşünceyi kafamdan atıyorum bayağı sapıkça bir istek olduğunu biliyorum ama merak ediyorum işte.

Bazen içimde o kadar enerji oluyor ki nereye harcayağımı bilemiyorum. Çılgınlar gibi dans edeceğim yerlere gidip coşmak istiyorum ama bazen de içimdeki enerji bir anda gidiyor evden dışarı dahi adım atmak istemiyorum.

Bu aralar annemleri kıskanıyorum. Yeni yılı Londra’da kutlayacaklar. Bende onlarla gitmek istiyorum ama sevdiceğimi de aynı zamanda İstanbul’da bırakmak istemiyorum. Ama anne ve babayla gidilen yurtdışı tatilinde bavulumun kesinlikle boş dönmeyeceğine inanıyorum.

Bazen kendi hayal ettiklerime ben de inanamıyorum.

Deli olmalıyım diyorum bu kadar şeyi aynı anda düşünüp aynı anda hayal kurup sonra sanki olucakmışcasına planlar yaptığım için…

Benim de bir günüm böyle geçiyor işte.

Hep düşünerek hep hayal kurarak…


Oct 31

Çalıştığım zamanlarda keske işe gitmesem evde kalsam , evimle ilgilensem diye düşünürken şuan keşke çalışsam işe gitsem diye düşünüyorum. Ama anladım ki bu insanın doğasında var çalışırken çalışmamak, evdeyken çalışmak istemesi … İsyanım var !


Oct 6

just married

En sonunda evlendik…

Onca koşturma,onca sıkıntılar gerginlikler nasıl oldu da bir anda bitti… 

Balayına giderken yaşadığımız sıkıntıları balayında unuttum desem yeridir. 8 saat rötarlı uçağı inanın hiç hatırlamak dahi istemiyorum.

ilk durağımız santorini. Butik otel tarzında minicik otelimize yerleştik,arac kiralayıp santorini’yi keşfe çıktık.Thira,Oia ve mutlaka görülmesi gereken yer Red Beach! Santorini huzur bulmak adına gidilebilecek en güzel yermiş gittiğimizde öğrendik. Küçücük bir adacık huzur dolu… Yediğimiz kalamarlar balıklar içilen uzolara diyecek bir lafım yok.

Sonra mykonos’a geçtik. Hızlı feribot beni mahvetti 3 saat boyunca öldüm öldüm dirildim. Durduğumuzda o an için yeri öpmek bile istedim ama yapamadım … Feribot’da ağlayan teyzeler çığlık çığlığa yolculuk beni bir an amacımdan sapıttı.. Balayı değil mi bu neden herkes ağlıyor ne zaman bitecek bu yolculuk bu kadar sallanmamız normal mi diye kendi kendimi yedim bitirdim… Ve o an şunu anladım mavi yolculuk kesinlikle bana göre bişey değilmiş…

Mykonos

Adalarda en sevdiğim ve en hareketli olan yerdi benim için.Otelimizin yel değirmenlerini görmesi zaten muhteşemdi… Santorini’de balayı suitindeyken Mykonos’da kaldığımız minicik ama dünya tatlısı odamız muhteşemdi. Tavan masmavi balkondan yeldeğirmenleri manzarası enfesti. Mykonos turistik olsada ara sokakları biraz bodrum’u andırıyodu… Ve en çok keyif aldığım yerdi.

Son durak Atina…

Keşke hiç gitmeseydik dediğim bir yerdi benim için.. Beklentilerimin çok çok altındaydı ama balayının son günüydü başka şansımız yoktu. Cumartesi günü mağazaları 18.00’da kapatarak içimizi sıkıntıya sokan atina pazar günleri hiç bir mağaza açmayarak beni şehirden iyice nefret ettirdi. Azıcık alışverişin neresi kötü olabilirdi ki?Atina’da sokaklar çok tekinsizdi yerliden çok göçmen vardı biraz korkutucuydu ama korktuğum dakikalarda adalarda çektğim fotoğraflara bakıp ve balayında olduğumuzu düşünüp mutlu oldum. Son günün şerefine şampanyamızı içtik

Cheers


Sep 16

Hersey o kadar hızlı gelişti ki bazen ben bile ayak uyduramadım. Cihangir’de ki çok sevdigim evi kapattım sonrasında acıbadem’e taşınma stresine başladım … Ev bu hemen bitmiyor! hastalık dereceside düzenli olan ben, evi koli halinde görmeye başladığımda tüylerim diken diken oluyordu… Neyse ki koli sayımız eskisi kadar cok degil… Ama hala bir yerleşememek var… Buna alıştım anladim ki hersey benim istedigim gibi bir anda olamıyor… Stresler,uykusuzluklar,eşya seçme kısmını bir nebze azalttık artık şimdi en büyük strese dügüne …
Herkes heyecanlı mısın diye soruyor ama benim heyecanlanmaya aslıda hic vaktimin olmadığını kimse bilmiyor… Son dakika gelinliği giydigimde heyecanlanmayı bekliyorum ;)
Aslında heyecan degil ama bir duygu karmasası yaşıyorum, çok hassas çok duygusal aynı zamanda çok gergin ve çok sinirli olmayı da nasıl başarıyorum bilemiyorum. Dengem bozuldu…
Düğünü düşünüyorum , ince detaylara takılıyorum koşturuyorum ve pazar günü neler olucagını iple çekiyorum..


Jun 27

Bu eve taşındığımda 2 sene önce hiç bir eşyayı kolilelememiştim , herşeyi yeni alıp gelmiştim …

herkese de diyordum ki bir ev taşımak ne kadar zor olabilir ki? meğersem çok zormuş,sabahtan beri kolilerle boğuşuyorum ve neyi nasıl paketleyeceğimi şaşırmış bir durumdayım. bir yandan bir şaşkınlık bir yandan da yeni evimiz için heyecanlıyım…

bakalım cuma gününe kadar halledebilecek miyim?


Jun 24

Her zaman hobim olan emlakçıları gezmek bir yerden sonra hobim olmaktan çıkıp mecburi bir hale geldiğinde çok sinirlenmeye başlamıştım. İşte tam o sinir krizini geçirmeye ramak kalmıştı ki, aradığım evi buldum.

Eve girer girmez evin enerjisinin bir ruhunun olduğuna inanan insanlardanım ben. Bu bulduğum evde benim için öyleydi. Çok sevmeme rağmen kafamı karıştıran şeyler olmuştu mutfağı küçüktü hayalimde ki mutfak değildi ama onun dışında sevmiştim hiç sesimi çıkartmayıp” ben bu mutfakta bile mucizeler yaratırım” demiştim sessizce o kadar sessiz söyledim ki ben bile duyamadım aslında bu dediğimi. Akşamına sevdiceğime gösterdim nedense içimde bir huysuzluk vardı beğenmez diye düşünüyordum ama tam aksine o da sevdi. Eve girdiğimizde hangi odayı nasıl yerleştireceğimizi bile konuşmaya başladığımızda işte tamam oldu bu iş dedim. Sonra aileye gösterme süresi başladı tabiki onlardan öyle güzel şeyler duyamadım bu moralimi bozsada yine gidip o evde karar kıldık ve tuttuk! Bundan sonra Cihangir’de olmayacağım bundan sonra Acıbadem’de olucağım.Tek bir farkla,sevdiceğimle beraber…!!

Şimdi ise en heyecanlı kısıma başladık. Eşya seçimi ve  evin ufak tefek tadilatları… Herşeyin bir an önce olması için sabırsızlanıyorum.

Terasımıza çıkıp elimde mojito’mla salıncakda sallanıp yıldızları izleyip koskocaman bir ooh çekmek istiyorum!

Çok mu şey istiyorum ?


Jun 4
Kocaman bir mutluluk var içimde..
Kocaman bir heyecan&#8230;
Artık hayallerimde bencil olmayacağım,iki kişilik kuracağım hayallerimi
Sofraya iki tabak koyacağım , tek başıma yiyip de mutsuz olmayacağım
Her sabah yalnız uyanmayacağım
Çift kişilik yatakta yatağın bir ucunu ısıtıp diger tarafı buz kesmeyecek
Market alışverişini yaparken poşetleri taşımak icin can çekişmeyeceğim
Her gün eve kocaman bir mutlulukla gelicem
İki kisilik düşünüp tek kişilik cevap vericem
Hersey çok daha güzel olucak
Ben inanıyorum!!
Bugün yaşadığımız sadece diğer mutlu günlerin öncüsü

04/06/2011 

Kocaman bir mutluluk var içimde..

Kocaman bir heyecan…

Artık hayallerimde bencil olmayacağım,iki kişilik kuracağım hayallerimi

Sofraya iki tabak koyacağım , tek başıma yiyip de mutsuz olmayacağım

Her sabah yalnız uyanmayacağım

Çift kişilik yatakta yatağın bir ucunu ısıtıp diger tarafı buz kesmeyecek

Market alışverişini yaparken poşetleri taşımak icin can çekişmeyeceğim

Her gün eve kocaman bir mutlulukla gelicem

İki kisilik düşünüp tek kişilik cevap vericem

Hersey çok daha güzel olucak

Ben inanıyorum!!

Bugün yaşadığımız sadece diğer mutlu günlerin öncüsü

04/06/2011 


Page 1 of 28