24 saat
Bazı günler erkenden kalkıp içimdeki anneyi coşturucak şeyler yapıyorum. Kekler,yemekler,ütüler. Ama bazen içimdeki anne bir anda gidiyor yerine huysuz bir kız çocuğu geliyor. Hiç mutlu olmayan canı hiç birşey yapmak istemeyen… O kadar dengesiz bir ruh haline büründüm ki anlatamam.
Ne yapmam gerektiğini bazen hiç bilemiyorum. Kafamda yine yapmak istediğim şeyler var mesala yapmayı planladığım bir çekim ama organize olamıyorum saçma bir şekilde.. Çok sorguluyorum ince görmeye çalışıyorum hepsi o yüzden oluyor sanırım … Ya da bu benim bahanem…
Bazı günler evde çok sıkıldığımda bir köpeğim olsaydı diyorum sonra çok titiz olduğumdan ona tahammül edemeyeceğimi düşünüp o fikirden vazgeçiyorum hemen..
Bazen çalışmak istediğim ofisin hayalini kuruyorum. Yazın bisikletimle gitmek bisikletimle dönmek yaz günlerini öyle geçirmenin hayalini kuruyorum . Sonra yine silkelenip kışda olduğumuzu ve yaz aylarına daha çok olduğunu düşünüp kahroluyorum. Ve tabiki de hayalimde ki işyerini düşündükce de üzülüyorum.
Bazen de butik bir cafe sahibi olmayı hayal ediyorum. Her güne taptaze özel cupcakeler,limonatalar pastalar. Sadece bunları yapıp mutlu olabileceğim bir zaman dilimi düşünüyorum. Kullanacağım masa örtüsüne kadar o kadar çok şeyi hayal ediyorum ki anlatamam.
Bazen gündüzleri evdeyken televizyonu açıyorum sonra sinirleniyorum. Aptal sabah kuşağına denk geldiğim için. Televizyona çıkan herkesin gerçekten bir sorununun olduğunu düşünüyorum hatta buna inanıyorum. Sonra işsiz olduğum için bütün bu salak şeylere maruz kaldığımı düşünüp iyice sinirleniyorum.
Bazen yolum Cihangir’e düşüyor,eski evimin önünden geçiyorum saçma bir şekilde içim cız ediyor. Evimi özlüyorum. Sonra şeytan diyor ki tıkla kapıyı içeri gir. Evine bir daha bak! Oturan kiracı evini nasıl şekillendirmiş diye. Ama sonra hemen bu düşünceyi kafamdan atıyorum bayağı sapıkça bir istek olduğunu biliyorum ama merak ediyorum işte.
Bazen içimde o kadar enerji oluyor ki nereye harcayağımı bilemiyorum. Çılgınlar gibi dans edeceğim yerlere gidip coşmak istiyorum ama bazen de içimdeki enerji bir anda gidiyor evden dışarı dahi adım atmak istemiyorum.
Bu aralar annemleri kıskanıyorum. Yeni yılı Londra’da kutlayacaklar. Bende onlarla gitmek istiyorum ama sevdiceğimi de aynı zamanda İstanbul’da bırakmak istemiyorum. Ama anne ve babayla gidilen yurtdışı tatilinde bavulumun kesinlikle boş dönmeyeceğine inanıyorum.
Bazen kendi hayal ettiklerime ben de inanamıyorum.
Deli olmalıyım diyorum bu kadar şeyi aynı anda düşünüp aynı anda hayal kurup sonra sanki olucakmışcasına planlar yaptığım için…
Benim de bir günüm böyle geçiyor işte.
Hep düşünerek hep hayal kurarak…