Frank

Geçtiğimiz 15 gün benim için çok ama çok güzeldi.
15 gün boyunca evimizde frank’i ağırladık. Kendisi dünya tatlısı,küçük ötesi,mağdur bakışlı bir french bulldog. Her sabah onunla beraber erken kalkıp mamasını verip sonra koltukta beraber uyuduk , sonra uyumaktan sıkıldık oyunlar oynadık hep bir kucak hep bir tatlılık hakimdi. Ama ne zaman evden uzaklaşsam o kocaman gözlerinden yaşlar süzülüp ağlamaya başladı. Frank ne zaman ağlasa ben de ağlamaya başladım. İçimdeki annelik duyguları kabardı, ay yemeğini yedi mi,tuvaletini yaptı mı ? Tamam ev biraz dağıldı ama değerdi ki bence. Bu sırada Frank sayesinde evimiz misafirde ağırladı. İzmir’den arkadaşlarımız geldi,sonra diğer arkadaşlarımız sonra bir anda frank evin neşesi olup twitter’ı, instagram’ı mağdur bakışlarıyla süsledi.
Beklenen son geldi ve en sonunda sahibi Frank’i aldı ve gitti şuan ev bana çok boş geliyor,15 günde bir insan hemen alışır mı bir köpeğe ? Keşke şimdi o mağdur bakışlarıyla bana baksa koltuğa çıkmak istese gidip ortalığa kakasını yapsa ben de ona hemen kızıp sonra dayanamayıp kucağıma alsam sonra sevsem sevsem sevsem hiç kucaktan indirmesem. Özlemişim işte ya
Eve sanırım bir hayvan almanın sırası geldi ama bu ne zaman olur bilemiyorum
